Neswater

Suyun hayatımızdaki önemi nedir?

Su hayattır. Bu cümlenin önemi artık gittikçe artmaktadır.  Su canlıların yaşaması için hayati öneme sahiptir. En küçük canlı organizmadan en büyük canlı varlığa kadar,

 bütün biyolojik yaşamı ve bütün insan faaliyetlerini ayakta tutan sudur. Dünyamızın %70′ini kaplayan su, bedenimizin de önemli bir kısmını oluşturmaktadır. Ancak yeryüzündeki su kaynaklarının yaklaşık %0,3′ü kullanılabilir ve içilebilir özelliktedir.

Sanayileşmenin ortaya çıkarttığı kimyasal kirlilik insanları etkilemektedir. Bu kirlilik yediğimiz-içtiğimiz her şeye bulaşmaktadır. Dolayısıyla kirliliğin ortaya çıkarttığı sorun içtiğimiz suya kadar gelmektedir. Bu yüzden insanoğlu içtiği suya dikkat etmelidir. Kirlilik sonucu insanların vücudunda biyolojik değişmeler ortaya çıkmaktadır. Bu değişimlerin olmaması için insanların bol bol su tüketmesi gerekmektedir. Suyun sağlığımız açısından önemi;

  • Hücrelere besin taşınmasında,
  • Vücut sıcaklığının ayarlanmasında,
  • Böbrek Taşı ve Kabızlığın önlenmesinde,
  • Kulak, Burun ve Boğaz dokularındaki nemin idamesi,
  • Vücuttaki toksinlerin uzaklaştırılması,
  • Kan Basıncının düzenlenmesinde önemli rol oynamaktadır,
  • Kaslarımızın %75’i sudur,
  • Kemiklerimizin %22’i sudur,
  • Nefesimizi Nemlendirir.

Vücuttaki su miktarının azalmasının sağlığı tehdit ettiğine dikkat çeken uzmanlar, su içmek için susamayı beklememek gerektiğini belirtti.

Uzmanlar, vücutta su miktarının azalmasının (dehidrasyon) kişinin konsantrasyon kapasitesini etkilediğini, enerjisini azalttığını ve organlarının normal şekilde çalışmasını engelleyerek sağlığını tehdit ettiğina dikkat çekti. Yaşamsal faaliyetlerin sürdürülebilmesi için, vücuttan kaybedilen suyun gün içinde mutlaka yerine konması gerektiğini kaydeden uzmanlar, bunun için en iyi yöntemin su içmek olduğunu ifade etti.

Kaybedilen suyun, diğer içecekler, katı besinler ve besin öğelerinin vücutta yanmasından oluşan su ile yerine konmaya çalışıldığını belirten uzmanlar, "İnsanlar, yedikleri katı gıdalardan gün boyunca 4 su bardağı kadar su elde ederken, besinlerin vücutta yanması sırasında da yaklaşık bir su bardağı kadar su oluşur. Su ve diğer içecekler ise kalan ihtiyacın karşılanmasına yardımcı olur. Yaşamsal faaliyetlerin sürdürülebilmesi için, kaybedilen suyun gün içinde mutlaka yerine konması gerekir. Bunun için en iyi yöntem ise su içmektir" dediler.

Dehidrasyonun en erken bulgusunun ağız ve boğaz kuruluğu olsa da, pek çok kişinin bu bulguların farkına varamadığını belirten uzmanlar, böyle bir tehdit altında kalınmaması için, susama hissi uyanmadan önce yeteri kadar su içilmesini öneriyor. Uzmanlar, dehidrasyon konusunda şu görüşleri paylaşıyor: "Diğer bir önemli bulgusu ise bulantı ve kusmadır. Baş ağrısı, sürekli sıcaklık hissi, dudaklarda ve dilde kuruma, seyrek veya az idrara çıkma, idrar renginin koyulaşması, deride kuruma, eklem ve kaslarda acıma hissi ise, vücutta su kaybı yaşandığının sinyalini veren diğer bulgular olarak karşımıza çıkmaktadır. Vücudun su ihtiyacı karşılanmadığı takdirde yaşanan diğer sağlık sorunları, kalori oluşumunda yetersizlik, sürekli sindirim sistemi sorunları, yorgunluk, sersemlik hissi ve kas krampları olarak sıralanır".

İnsanların vücutları için gerekli olan su miktarı, Erkekler için günde 3 litre Kadınlar için ise 2.2 litredir. Eğer ki sağlık probleminiz varsa, içtiğiniz suyun miktarıyla ilgili bilgi doktorunuzla görüşerek yapılmalıdır. Canlıların yaşamında ve sağlığında bu derece önem taşıyan su mutlaka tüketimine dikkat edilmesi gereken bir maddedir. Sağlıklı bir yaşam için su tüketimini ihmal etmemeli, vücudunuza, boyunuza ve kilo oranınıza göre su tüketmelisiniz. Özellikle sporcuların normal insanlara göre %5 fazla su tüketmesi şarttır. Çünkü kaybedilen su miktarının tekrardan vücuda alınması gerekmektedir. Su tüketmeyi alışkanlık haline getirmeyi ve yaşamınızın en önemli parçası olduğunu bilmenizi tavsiye ediyoruz.

Kaynakça
https://www.su.gen.tr/suyun-faydalari.html
http://yunus.hacettepe.edu.tr/~elif09/suyun_onemi.htm

Bizi Takip Edin